Allahım! Hakkımızda hayırlı gördüğünü gönlümüze razı eyle !!! Allahım!!! Gönlümüze razı gördüğünü de hakkımızda hayırlı eyle!!!

13/5/2009

SEVDİĞİNİZİ BAŞ KÖŞEYE KOYUN...


SEVDİĞİNİZİ BAŞ KÖŞEYE KOYMANIN BEŞ YOLU

Evliliklerin aşksız kaldığı,
aşkların evliliğe erişemediği çağımızda;
Senai DEMİRCİ Ağabeyimiz,
bizlere yeni bir kapı aralıyor,
“Gelin ideal yuvayı eşimizle birlikte kuralım” diyor.
Ve asla unutmamamız gereken bir gerçeği hatırlatıyor:
 “Evliliğimize anlam ve aşk kazandırmak bizim elimizde…
Önemli olan sahip olduklarımızın kıymetini bilip,
 fırsatları değerlendirebilmek…”

İşte Ağabeyimizin

VE AŞK EVLİLİĞİN ELLERİNDEN TUTTU

 isimli kitabından bazı bölümler…

1-DİNLEYİN

Sevdiklerinize iyilik etmek için elimizden geleni yaparız,
 saçımızı süpürge ederiz,
onların ayaklarının altına paspas bile oluruz.
 Ne var ki.
 Kulaklarımızın da güzel bir iyilik aracı
 olabileceğini kimse söylemedi bize.
 Eşimiz ve çocuğumuz söz konusuysa,
 illa da dilimizin tatlı bir şey söylemeye,
 illa da elimizle uygun çözümler bulmaya çalışırız.
 Ama dinlemenin, sadece dinlemenin de
 bir iyilik olduğunu duymalısınız.

Dinlemek, bir insanın ruhunu ruhunuzda
ağırlamak demektir.

Hiç beklemeyin, hemen şimdi deneyin;

çocuğunuzu, kulaklarınızı alabildiğince açarak,

pür dikkat dinleme pozisyonu alarak dinleyin.

O küçük ruhun nasılda kocaman bir evrene dönüştüğünü,

o minicik kalbin nasılda taşıp kalbimize akmaya çalıştığını görün! Sözcükleri ağzından çıkarmasa da,

yüreğinizdeki parıltının,

gözlerinizdeki kıvılcımın size çok şeyler
söyleyeceğine emin olun.
Eşinizi, sözlerini hiç kesmeden,

araya çözüm önerisi sıkıştırmadan,

gözlerine eleştiri oku çevirmeden dinleyin,

sadece dinleyin. Emin olun ki şaşıracaktır.

Göğsünü daraltan sıkıntılar hafifleyecek,

kalbine yük olan sorunlar uçup gidecektir.

Dinleyerek, onun ağzından çıkan sözlerin kulak

zarına değmesinden daha fazlasını yapıyorsunuz;

onun ruhuna ruhunuzda yer açıyorsunuz.

Ve bunu sadece kulaklarınızla yapabiliyorsunuz!

2-ANLAYIN…

Bir söz içinde, sözün söylendiğinden fazlası vardır.

Sözün ilk anlamı üzerinden anladığınız
sadece bir gölgesidir.

Ama unutmayın ki, her gölge arkasında güneşi saklar.

Özellikle yakın olanlar,

sözlerin söylediğinden daha çok şey söylemek
isterler birbirlerine.
Sözün içine baktığınız kadar arkasını da kollayın,

çünkü gölge güneşten haber verir.

Evliliğinde sorunlar yaşayan bir erkeğe annesinin

söylediği şu sözleri aklınızdan çıkarmayın.

“eşinin söylediklerini dinle!”.

Annesine başvurmuş yine.

Bu defa asıl öğüdünü fısıldamış annesi;

“şimdi git ve eşinin sana söyleyemediği her sözcüğü dinle”.

Aşka giden yolun kapısının anahtarı,

sevdiğinizi kulaklarınızla dinlediğiniz kadar,

kalbinizle de dinleyebilmenizdir.

Gölgeyi görüp de güneşi fark etmezseniz, üşürsünüz. 

3-SÖYLEYİN

Anlaşılmayı ummak hoş bir duygudur.

Keşke herkes hele de eşiniz, bizi hiç yormadan,

ağzımızı bile kıpırdatmadan, hemen anlayabilseydi!

Ne kadar sevinirdik.

Ne hoş bir sürpriz olurdu!

Bu konuda, içimizden geçenleri,

tereddütle mırıldandıklarımızı,

kendi kendimize fısıltıyla söylediklerimizi,

hatta kendimize bile söyleyemediklerimizi
anlayacak sadece kalbimizin ve bilinçaltımızın
 kıvrımlarına bile aşina olan Rabbimizdir.

Yaratıcımızdan beklediğimizi,

yarattıklarından ummak ise bizi kaçınılmaz olarak

hayal kırıklığına uğratır.

Öyleyse anlaşılmayı ummak yerine,

kendinizi olabildiğince anlaşılır eyleyin.

Eşinizi sizi kalbiyle dinlemesinden önce siz ona

Kalbiniz den geçenleri de söyleyin.

Söyleyin!

Doğrudan söyleyin! 

4-BEKLEYİN

Her insan hak ettiğini yaşar.

Önümüzdeki hayat hep aynıdır;

akıp giden zamanın tik tak sesleri kişiden
kişiye değişmez.

Ancak her bir insanın hayata kattığı neyse,

hayattan aldığı da odur.

Siz içinizdekini değiştirirseniz,

dışınızdakiler de size göre değişebilir.

Yani, hayatımızın rengini karşılaştığımız
 olaylar değil, olayları nasıl karşıladığımız belirler.

Önümüze gelen olumsuzluklara,

yolumuza çıkan sorunlara,

tepki vermeden önce bir bekleme süreci koyun kendinize.

Sizi kızdıran, sizi üzen bir şey duyduğunuzda

hemen tepki vermeyin, bekleyin.

Olaylar ve olaylara verdiğiniz tepki arasında
hep bir mesafe olsun.
Dışınızda olanların sizi etkilemesine izin vermeden;

siz içinizde olanı, yani tepkinizi değiştirmeye çabalayın.

Hem zaten siz, içinizde olanı ortaya dökmek için

var edilmiş değil misiniz ?

Dışarıda olan bitenin silik bir kopyası olacaksınız,

her zaman her şeye herkes gibi tepki vereceksiniz.

Sizin farkınız ne ki?

Bekleyin ve fark edin.

Hak ettiğiniz gibi yaşayın! 

  5-BAKIN!

  Cevizin kabuğunu kırıp özüne inmezseniz,

cevizin hepsini kabuk sanırsınız.

Körlükler içinde en vahim olanı,

muhtemel insanın insana, körlüğüdür.

Bir  insanın güzelliğine körleşmişseniz,

onu sadece görmemekle kalmaz;

başkalarının görmesine de izin vermez bir
 karanlığa mahkum edersiniz,

hatta onu bir daha göremeyeceğiniz
kadar karalarsınız.

Cevizi kabuğundan ibaret sayan,

artık cevizi görse de göremez ki.

Kaybedilip de aradıklarınızı belki bulursunuz,

ama kaybedip de kaybettiğinizi fark
edemediklerinizi hiç aramazsınız.

Aramadığınız şeyi asla bulamazsınız,

bulsanız da bulduğunuzu fark edemezsiniz.

İyice bakın eşinize, belki de onun içinde sakladığı

güzel insanı size anlatmasına fırsat vermediniz.

Belki de sadece kabuğundan ibaret sandınız cevizi…

onu kazanmak için çaba göstermeniz gerekiyordu ama

kabuğunu kıracak kadar beklemediniz.

Belki de eşiniz,
 kaybettiğinizi bile fark etmediğiniz bir kayıp.
 Açın gözlerinizi ve bakın,
cevizin özüne inin!

    Dr.Senai DEMİRCİ  

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

7 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: hakan | Tarih: 16/5/2009
    Konu: merhaba
    hepsi birbirinden güzel buda güzel ellerinizesağlı

    Bağlantı »

  2. Yazan: NuruHilal | Tarih: 15/5/2009
    Konu: Esselamu Aleykum
    Hapsiniz kutlu olsun ey bu dünyanın insanları! (şimdilik)
    İdam değil de beraat isterseniz parmaklıklarınızın farkına varın.. aldanmayın, aldatmayın!!
    Kafanızı duvarlara vura vura eziyetinizi artırmayın..
    O zindanlardan ne Yusuflar (as), Yusuf yüzlüler geçmiş hatırlayın
    Siz de onlar arasında Hakkın yüzüne gönlüne tecelli ettiği bir Yusuf olmak için yakın kandilleri gönlünüzde dua dua yalvarın Rabbinize

    Hayırlı Cumalar...

    Bağlantı »

  3. Yazan: canoya | Tarih: 15/5/2009
    Konu: GÜNAYDIN...
    ♥ Baharın güneşi bahtına doğsun acılar kederler gönlünden uzak olsun. Tüm güzellikler ve mutluluklar senin olsun.Hayırlı cumalar..

    Bağlantı »

  4. Yazan: sarmasikgullerim | Tarih: 15/5/2009
    Konu: hayırlı cumalar arkadaşım
    Ey zayıfların yardımcısı,
    Ey fakirlerin hazinesi,
    Ey gariplerin sahibi,
    Ey dostların yardımcısı,
    Ey düşmanların kahredicisi,
    Ey gökleri yükselten,
    Ey belaları kaldıran,
    Ey dostların can yoldaşı,
    Ey takvâ sahiplerinin sevgilisi,
    Ey zenginlerin ma’budu,
    Ey fakirlerin umudu,
    Allah'ım!

    Âlem-i İslâm a bir Uyanış ver,
    bir saadet ver,
    Vadettiğin Nusreti ver!
    Cuman hürmetine...
    Habibin(S.A.V.) hürmetine.

    Amin...

    Bağlantı »

  5. Yazan: guldiyarindan | Tarih: 15/5/2009
    Konu: Hayirli cumalar
    ((Bana bir karış yaklaşana, ben bir arşın yaklaşırım. Bir arşın yaklaşana, bir kulaç yaklaşırım. Yürüyerek gelene, koşarak yaklaşırım))Hdisi şerif
    Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin nebiyyil ümmiyyi ve alâ âlihî vesellim.
    (Şefaatime en layık olan, bana en çok salevat okuyandır.) [Tirmizi]
    Hayırlı huzurlu gül kokulu cumalar dilerim

    Bağlantı »

  6. Yazan: hazanyagmuru4 | Tarih: 14/5/2009
    Konu: s.a
    ELLERİNİZ AÇIK ,KALBİNİZ SEVGİ DOLU OLSUN GÖZLERİNİZDE İKİ DAMLA YAŞ OLSUN SAĞNAK SAĞNAK YAĞAN RAHMET DERGAHINDAN BİR DAMLA DA SİZE NASİP OLSUN KARDEŞLİĞİN EN GÜZELİ DUADIR KARDEŞLER DUALARINIZ KARDEŞLERİNİZ İÇİN OLSUN CUMANIZ GİBİ BÜTÜN GÜNLERİNİZ RAHMET OLSUN

    Bağlantı »

  7. Yazan: subat75 | Tarih: 13/5/2009
    Konu: s.a
    Aramadığınız şeyi asla bulamazsınız,

    bulsanız da bulduğunuzu fark edemezsiniz.

    İyice bakın eşinize, belki de onun içinde sakladığı

    güzel insanı size anlatmasına fırsat vermediniz.

    Belki de sadece kabuğundan ibaret sandınız cevizi…

    onu kazanmak için çaba göstermeniz gerekiyordu ama

    kabuğunu kıracak kadar beklemediniz.

    enfez bir yazı teşekkürler...

    Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »