Allahım! Hakkımızda hayırlı gördüğünü gönlümüze razı eyle !!! Allahım!!! Gönlümüze razı gördüğünü de hakkımızda hayırlı eyle!!!

19/6/2009

"RÜZGAR ALDI NEFESİMİ"


 

GÖZLERİM, GÖZLERİNE BAKMAK İÇİNDİR


Bir geldin. Hasretini bıraktın zindanıma.
Karanlık karanlığa düştü.
Gece gecenin üstüne indi.
Parmaklıklar dağıldı; yüzün esir aldı beni.
Taşlar toz oldu; özlemin taş kesildi.
Gözlerine zincirlediler gözlerimi.
Gidişin hüzünlü bir sonbahardı, unutmadım.
Yıldırımlar düşürdüm bakışından göğsüme…

Saçlarım beyaz alev aldı. Yandım.
Taş üstünde taş oldum.
Suskunluğum utançtan duvarlar ördü.
Sağanak sağanak yağmur oldum,
yağdım küskünlüğümün çölüne.
Çığ olup kendi yalnızlığıma katlandım.
Uzaklığını yorgan yaptım çıplak ruhuma.

Sözün güneşin yüzünü güldürdü, unutmadım.
Sessizliğin yeniden yeniye yanmış bir kül gibi.
Rüzgar aldı nefesimi.
Buzdan sütunlara çarpıldı sesim.
İçimin içinde bir gurbet oldun.
Sen gittin gideli, dağlar yollardan saklanır oldu.
Öyle derinleşti ki vadiler;
gölgeler içine girmeye nazlandı.
Bütün çöllerin tozlarını yutmuş gibi dudaklarım,
ah etmekten bile usandı.

Susuşun ibret dolu bir kitaptı, unutmadım.
İçimde hep su sesi arıyorum.

Denizler kurumuş…
Lal dudaklar susmuş.
Kıyıdan çekilmiş hayat;
kemikler un ufak olmuş.
Çöllerinden geçiyorum sensizliğin.
Sessizliğin çığlığını büyütüyorum yüreğimde.

Gelişin bir taze bahardı, unutmadım.
Kalbine girdiğim yollara pusular kurulmuş.

İnsan insana kavuşmuyor artık.
Anka kuşları dirilmiyor yeniden.
Küller bile yanmış yakılmış;
ateş yeniden kendine gebe kalmıyor artık.
Hıçkırıklar yalanın harmanına karışmış;
gelmiyor, gelemiyor yittiği yerden.
Bakışın canlara can katardı, unutmadım.

Bütün bağlardan kurtuldum.
Geceleri gecelerin koynuna sürdüm.
Bütün ışıkları gözlerinin karasına çaldım.
Yanağının kıyısına geldim.
Ellerinin ateşinden serinlik umdum.
Gözlerim seni gördüğü için güzel.
Işık senin yüzüne vurduğu için aydınlık.
Yağmur senin göğsüne dokunduğu için serin.
Rüzgar senin tenine vurduğu için nefeslenir.
Dualar senin dudağına dokundu diye
göklerin kapısına dayanır.

Duruşun dağların başını dik tutardı, unutmadım.
Günahlarımı biliyorum, utanıyorum.
İsyanlarım çok oldu; yüzüne bakamıyorum.
O kadar unuttum ki, unuttuğumu hatırlamıyorum.
Bana nasıl bakacağını merak ediyorum.

Ürperiyorum. Ürperiyorum.
Ya tanımazsan beni… "O beni sevmedi!"
dercesine görmezden gelirsen ağlayan gözlerimi?
Hayır, hayır, böyle olmayacak, emin olmak istiyorum.
Senin müşfik bakışında, toprağın yağmura doyması
gibi sonsuz bir serinliğe kavuşacağım.

Senin bakışında sonsuz bir hülyanın eteğine varacağım.
Özlemin cennet kokusu bana, sana susadım.
Ne hüznü eksilir, ne sana doyar bu gönül.

Sen gittin, çiçekler ezildi dünyada.
Sen gittin, rüyaları boğuldu bebelerin.
Sen gittin, sesi duyulmaz oldu derelerin.
Sen gittin, yüreklerden kan çekildi.
Sen gittin, can tenden usandı.
Sen gittin, dağ dağa küstü.
Sen gittin, alev üşüdü.
Sen gittin, aşk kalplerden çekildi.
Kıyılara vurdu aşıkların cesedi.
Vuslatın, cennet çiçeği bana.
Baharlardan hep seni sordum.
Senin serinlettiğin suları içiyor ceylanlar.
Martılar senin yürüdüğün göklerde geziniyor.

Kelebekler senin yüzünün değdiği
bahçelere yayıyor kanatlarını.
Bebelerin senin tebessümünü içiyor ana sütünden evvel.
Şu dar göğsümün kozasından çıkmaya çalışıyorum.
Sonsuz genişliklerin sırrı iki dudağının arasında saklı.

Bir kelam söyle n'olur!
Her hecen arefesinde seni duymak istiyorum.
Hitabın denizleri taşırıyor kıyılarıma,
nereye baksam sana dokunuyorum.
Sev beni cananın olayım.
İçimden aksın bütün ırmaklar.
Senin kıyılarını kucaklayan kocaman bir derya olayım.
Rüzgarlar savursun beni,
yağmurların hepsi alnıma düşsün,
taşların hepsi göğsüme düşsün.
 Senin ayaklarını öpen kocaman bir dağ olayım.
Çöller savrulsun, dağlar aradan çekilsin,
yokuşlar ve inişler bitsin ki yürüdüğün yollara toz olayım.
Senin hasretinle yanar her yanım,
bütün ufuklardan seni umarım.

Çöldeyim, susuzum. Dudağın bana Leyla.
Kuyularda Yusuf'um. Sözlerin bana Züleyha.
Ateşlerde İbrahim'im. Gözlerin bana derya.
Sancılar içinde Meryem'im. Bakışın bana İsa.
Yaralar içinde Eyyub'um. Hasretin bana şifa.
Ölüler içinde ölüyüm. Ellerin bana musalla …
 

Dr.Senai DEMİRCİ
 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

3 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: metekan | Tarih: 19/6/2009
    Konu: hayırlı cumalar...
    Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
    "Allah katında günlerin efendisi Cuma dır. O kurban ve Ramazan bayramı günlerinden de faziletlidir. "

    Cuma gününde şu beş özellik vardır:

    1- Hz. Âdem o gün yaratıldı.

    2- O gün yeryüzüne indirildi.

    3- O gün vefat etti.

    4- O günde öyle bir an vardır ki, günah veya akrabalarla ilişkiyi kesme konularında olmamak şartıyla kul Allahü teâlâdan bir şey isterse Allahü teâlâ mutlaka onu verir.

    5- Kıyamet o gün kopacaktır. Allah a yakın hiç bir melek, hiçbir gök, hiçbir yer yoktur, hiçbir rüzgar, hiçbir dağ ve taş yoktur ki, Kıyametin kopmasına sahne olacağı için Cuma gününün heybetinden korkmasın.)

    [Buhari, İ. Ahmed]

    Cumanız Mübarek Olsun...

    Bağlantı »

  2. Yazan: subat75 | Tarih: 19/6/2009
    Konu: s.a
    Çöldeyim, susuzum. Dudağın bana Leyla.
    Kuyularda Yusuf'um. Sözlerin bana Züleyha.
    Ateşlerde İbrahim'im. Gözlerin bana derya.
    Sancılar içinde Meryem'im. Bakışın bana İsa.
    Yaralar içinde Eyyub'um. Hasretin bana şifa.
    Ölüler içinde ölüyüm. Ellerin bana musalla …

    yüreğinize sağlık çok hoş bir şiir hayırlı cumalar...

    Bağlantı »

  3. Yazan: 08ayhanca06 | Tarih: 19/6/2009
    Konu: Selamün aleyküm
    Merhabalar sevgili kardeşim, Cuma'nız mübarek dualarınız kabul olsun, Selam ve dua ile A.e.olunuz...

    Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »