Allahım! Hakkımızda hayırlı gördüğünü gönlümüze razı eyle !!! Allahım!!! Gönlümüze razı gördüğünü de hakkımızda hayırlı eyle!!!

10/12/2009

Yenilmedim aslında, belki biraz fazla açıldım..."

 

 

İHTİYAR BALIKÇI


İhtiyar balıkçı,

Karayibler'de 85 gün olta salladıktan
ve eve eli boş döndükten sonra

bir gün iyice açılıp"büyük balık"ı yakalar.

 

Lâkin kıyıya dönerken, yedeğine aldığı,

teknesinden yarım metre daha büyük olan bu kılıç,

yol boyu kan kokusuna gelen canavar köpek

balıklarınca didik didik edilir.

Bu korkunç mücadeleden elinde kala kala
dev balığın iskeleti kalmıştır.

 

Kan revan içinde, uykusuz ve bitkin sahile yanaşırken
"Beni adamakıllı yendiler...

Hem de ne yeniş." diye geçirir içinden.

Sonra silkinir ve yüksek sesle şunu söyler:
"Yenilmedim aslında, belki biraz fazla açıldım, o kadar..."

 

Hayat yolculuğumuz da öyle değil midir?
Kimi için güzel bir kadındır "büyük balık",

kimi için zengin bir damat...

İyi bir hayat...

Hayırlı evlat...
Ya da müstakil ev, son model araba,

sınırsız servet...

Kimi, "büyük balık"ı hiç göremeden ölür.

Kimi, bir kez tuttu mu, bir daha açılmaz hiç...

Onunla gömülür.

 

Kimi ise; yaşam denilen,

şakaya gelmez deryanın dalgalarında
yalpalana yalpalana arar büyük balığı bir ömür boyu...

Açıldıkça bulma şansıyla birlikte artar,

yitirme ihtimali...
Zor bulanlar, çabuk yitirir bazen...
Acımasızca yağmalanır ve sonuçta

elde bir kılçıkla kalakalırlar.

Yenilgi değildir onlarınki aslında...
Olsa olsa biraz fazla açılmışlardır.

Ama insanlık, kısmen de,

onların fazla açılması sayesinde ilerler.

***

Ünlü romanın esin kaynağı olan

Kübalı balıkçı Gregorio
Fuentes 104 yaşında ölmüştü.

"Ensesinde derin kırışıklıklar olan sıska adam,"
Küba'da dünyaya veda etmeden önce,

Ankara'da hafızama son bir ağ atıp geçmişti.

Bir şişe rom karşılığı çektirdiği

son fotoğraflarına bakarken,

"Keşke bu fırtınalı yolculuğun sonunda
hepimiz aynı şeyi yüksek sesle söyleyebilsek"
dedim kendi kendime:
"Yenilmedim aslında,

belki biraz fazla açıldım, o kadar..."

 

Can Dündar

 

 

9/12/2009

Beri gel, serseri yol!

 

O'nun Ümmetinden Ol!

Beri gel, serseri yol!
O'nun Ümmetinden ol!
Sel sel kümelerle dol!
O'nun Ümmetinden ol!

Sen, hiçliğe bakan yön!
Hep sıfır, arka ve ön!
Dosdoğru Kâbe'ye dön!
O'nun Ümmetinden ol!

Gel dünya, mundar kafes!
Gel, gırtlakta son nefes!
Gel, Arşı arayan ses!
O'nun Ümmetinden ol!

Solmaz, solmaz; bu bir renk...
Ölmez, ölmez; bir ahenk...
İnsanlık; hevenk hevenk,
O'nun Ümmetinden ol! 
 

NECİP FAZIL KISA KÜREK

 

7/12/2009

Kalp bilgisayarınızı formatlayın...

 


EVLİLİKLERDEKİ SORUNLAR NASIL ÇÖZÜLÜR!

 

Evliliğinin üzerine kara bulutların

 çöreklenmesini istemeyenler,

şu noktaları dikkate alırlarsa problemlerini

 asgariye indirebilirler:

Her evlilikte küçük sorunların yaşanabileceğini ve

bu durumun hayatın sonu olmadığını kabul edin.

 Eşiniz sizin köleniz ya da hizmetliniz değildir.

 Eşinize karşı kötülükleri yazan kalem değil, silgi gibi olun.

Eşinize sevginizi her fırsatta gösterin.

 Her sözden, her hareketten bir mana çıkarıp

 hayatınızı zindan etmeyin.

Eşler, küçücük bir problem karşısında ümitsizliğe düşüyor,

karamsar bir ruh haline bürünüyorlar.

 Bu sebeple de "geçimsizlik" sürüp gidiyor.

 Evliliğinin üzerine kara bulutların

çöreklenmesini istemeyenler,

 şu noktaları dikkate alırlarsa problemlerini

asgariye indirebilirler:

Eşinizi hizmetliniz olarak görmeyin.

 Her şeyden evvel eşinizin emrinize verilmiş hizmetli değil,

hayat arkadaşınız olduğunu unutmayın.

Bir arkadaş, arkadaşından ne beklerse ondan

 fazlasını beklemeyin.

Çünkü aşırı beklenti eşleri yılgınlığa sokar.

Kalp bilgisayarınızı formatlayın.

 "Eşim bugün şunu yaptı.

Dün de şöyle demişti."

 diyerek eşinizin hatalarını sürekli

dosyalayıp yedeklemeyin.

Sık sık o kin ve nefret dosyalarını formatlayın.

 İnanın, o kadar acı senaryolara sizin bile

kalbiniz dayanmaz.

Kalem değil silgi olun.

 Elbette her evlilikte problem olur.

 Eşlerin birbirine ters gelen hareketleri bulunabilir.

Bu sebeple eşinizin kötülüklerini yazan kalem değil,

 o kötülükleri silen silgi olun.

 Çünkü, yazılan her kötülük zamanla gönül defterinizin

 sayfalarını kirletir.

 Kirletilmiş sayfalara ise "sevgi" sözcüğü yazılmaz.

"Bana ne?" demekten kaçının.

Bütün aile yükünü eşinizin omuzuna yıkıp

 "Bana ne?" diyerek sorumluluktan kaçmayın.

 Çünkü onca fedakârlık yükünün altında ezilen,

 eşinizin ruh dünyası olabilir.

Eşinizin özgürlüğüne fazla müdahale etmeyin.

Her şeyi ince eleyip sık dokumayın.

 Her kelimenin üzerinde saatlerce düşünmeyin.

Her nokta ve virgüle bir vücut rengi verip

evliliğinizi kâbusa çevirmeyin.

Eşinize sırtında yumurta küfesiyle yaşamanın

 tedirginliğini yaşatmayın.

Her gittiği yerin haritasını, yaptığı işin

raporunu istemeyin.

 Kişilik haklarına saygılı olun.

 Hiçbir kadın eşinin saat başı telefon edip

kendisini kontrol etmesini,

 hiçbir erkek de bir toplantıda beş kez aranmasını istemez.

Hele de bir polis hafiyesiyle yaşamak hiç istemez.

Mutluluk emek ister.

 Evlilikte saadet bahçesinin gülleri çapa ister.

 Sulanmak, çevresindeki yabani otlardan arınmak ister.

 Bu zahmeti esirgeyenler ne gülleri görür

 ne kokusuyla sarhoş olur.

Bir çiftçi bile tarlasına ne emekler verir.

Özenle tarlasını sürer, tohumunu ve gübresini atar.

 Döktüğü alın terinin ve emeğinin

 karşılığını ise sapsarı başaklarla alır.

Evlilik okulunuzun sıralarına oturun.

Bir diploma uğruna yıllarca okul sıralarına oturulur.

 Geceler boyu uykusuz kalınır.

Onlarca kitap okunur.

Öyleyse şimdi de evlilik okulunuzun sıralarına oturun.

 Çaba sarf edin, alın teri döküp,

 uykusuz kalın ve mutluluğu yakalayın.

Evlilik okulundaki sıra arkadaşınızı sevin.

 Unutmayın "sevilen eş uysallaşır,

 sevilmeyen eşse hırçınlaşır".

 Bu cümleden olarak kalbinizdeki sevgi pınarının

musluğunu sonuna kadar açın.

 Açın ki, eşinizin gönül bahçesindeki ağaçlar,

 mutluluk meyvesi versin.

 Şayet o musluğu sonuna kadar kapatırsanız

eşinizin gönül bahçesindeki ağaçların boynu bükülür,

 yaprakları sararır, çiçekleri açmadan solar.

Zaman

 

4/12/2009

CUMA...


 

 VAKTİ CUMA 

 Allah’ım, kalbimizi iman ve Kur'ân nuruyla nurlan’dır.

Allah’ım, Sana karşı fakrımızla bizi zengin kıl;

Senden istiğnâ ile bizi fakir düşürme.

 Biz kendi havl ve kuvvetimizden teberrî edip ,

Senin havl ve kuvvetine iltica ettik.

Sen de bizi, Sana tevekkül edenlerden eyle.

 Bizi nefsimize terk etme.

 Bizi hıfzınla koru.

Bize ve erkek, kadın bütün mü'minlere rahmet et.

 Cumamız Mübarek olsun ...
 

Sivist/... 

4/12/2009

CUMA...

 

 VAKTİ CUMA 

 Allah’ım, kalbimizi iman ve Kur'ân nuruyla nurlan’dır.

Allah’ım, Sana karşı fakrımızla bizi zengin kıl;

Senden istiğnâ ile bizi fakir düşürme.

 Biz kendi havl ve kuvvetimizden teberrî edip ,

Senin havl ve kuvvetine iltica ettik.

Sen de bizi, Sana tevekkül edenlerden eyle.

 Bizi nefsimize terk etme.

 Bizi hıfzınla koru.

Bize ve erkek, kadın bütün mü'minlere rahmet et.

 Cumamız Mübarek olsun ...
 

Sivist/... 

« Önceki ::