Allahım! Hakkımızda hayırlı gördüğünü gönlümüze razı eyle !!! Allahım!!! Gönlümüze razı gördüğünü de hakkımızda hayırlı eyle!!!

7/5/2009

BUDA GEÇER

 

BU DA GEÇER YA HU !!!  

 

Dervişin birinin yolu bir gün bir köye uğrar.
Köylüler fakirdir onu misafir etmesi için
Şakir isminde birinin çiftliğine gönderirler.
 Derviş yola koyulur.
 Yolda rastladığı bir kaç köylü ona,
Şakir'in köyün zenginlerinden birisi olduğunu
Halid adında bir başka zengin daha bulunduğunu anlatırlar. 

Derviş, Şakir'in çiftliğine varır.
Şakir hem misafirperver hem de gönlü geniş bir insandır...
 Dervişi kaldığı sürece memnun eder.
Yola koyulma zamanı gelip Derviş,
Şakir'e teşekkür ederken,
 "Böyle zengin olduğun için hep şükret." der.
Şakir ise: "Hiçbir şey olduğu gibi kalmaz.
Bazen görünen, gerçeğin kendisi değildir.
 Bu da geçer..."
diye cevap verir.


Birkaç yıl sonra, Derviş'in yolu yine aynı taraflara düşer.
Şakir'i hatırlar ve yanına uğramaya karar verir.
Yolda rastladığı köylülerle sohbet ederken
Şakir'in iyice fakir düşüp şimdilerde
Halid'in yanında çalıştığını öğrenir.
 Derviş Halid'in çiftliğine gider, Şakir'i bulur,
 üstünde eski püskü giysiler vardır.
Meğer oralarda vukuu bulan bir sel felâketinde
Şakir'in bütün malı mülkü telef olmuştur.
Ailesini geçindirmek için,
toprakları selden zarar görmeyen
Halid'in yanında çalışmaktadır.
 Şakir, bu kez Derviş'i son derece fakir olan
 evinde misafir eder.
 Bir lokma ekmeğini onunla paylaşır...
Derviş, vedalaşırken Şakir'e
olup bitenlerden ötürü ne kadar üzgün olduğunu söyler.
Şakir: "Üzülme... Ya Hû, bu da geçer..." der.


Derviş'in yedi yıl sonra yolu yine o yöreye düşer.
Şaşkınlık içinde olan biteni öğrenir.
Halid birkaç yıl önce ölmüş,
 ailesi olmadığı için de bütün mirasını
en sadık hizmetkârı ve eski dostu Şakir'e bırakmıştır.
Şakir, artık Halid'in konağında oturmaktadır,
kocaman arazileri ve binlerce sığırı ile yine
 yörenin en zengin insanıdır.
Derviş eski dostunu iyi gördüğü için ne kadar
sevindiğini söyler ve yine aynı cevabı alır:
"Bu da geçer..."


Bir zaman sonra Derviş yine Şakir'i arar.
Köylüler ona bir tepeyi işaret ederler.
Meğer tepede Şakir'in mezarı vardır ve taşında da:
"Bu da geçer." yazılıdır.
Derviş, "Ölümün nesi geçecek?" diye düşünür ve gider.
Ertesi yıl Şakir'in mezarını ziyaret etmek için geri döner;
 ama ortada ne tepe vardır ne de mezar.
Büyük bir sel gelmiş ve tepeyi sıyırmış,
 Şakir'in mezarından geriye bir iz dahi kalmamıştır... 

O aralar ülkenin sultanı,
 kendisi için çok değişik bir yüzük yapılmasını ister.
 Öyle bir yüzük ki, mutsuz olduğunda umudunu tazelesin,
 mutlu olduğunda ise kendisini mutluluğun
 tembelliğine kaptırmaması gerektiğini hatırlatsın...
 Hiç kimse sultanı tatmin edecek böyle bir yüzüğü yapamaz.
Sultanın adamları da bilge Derviş'i bulup yardım isterler.
 Derviş, sultanın kuyumcusuna hitaben
 bir mektup yazıp verir.
 Kısa bir süre sonra yüzük sultana sunulur.
Sultan önce bir şey anlamaz;
çünkü son derece sade bir yüzüktür bu.
Sonra üzerindeki yazıya gözü takılır,
biraz düşünür ve sonra yüzüne büyük bir
mutluluk ışığı yayılır.
Orada: "Bu da geçer Ya Hû !!!" yazmaktadır.


 

  Kim umar senden vefâyı,
Yalan dünyâ değil misin?
Muhammed-ül-Mustafâyı,
Alan dünyâ değil misin?

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

5 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: elifnun | Tarih: 2009-05-08 10:14:14
    Konu: Aşk olsun!!
    Biliyor musunuz..
    Okuduğum latif bir yazıdan anlaşıldığına göre Tasavvufta şöyle güzel bir adet varmış:
    Dervişin biri, yine bir dervişler topluluğu içerisine gelip, selam vererek oturduktan sonra, topluluk gelen dervişe
    `Merhaba!´
    yerine
    ´Aşk olsun!!´ dermiş..
    Derviş de ´Aşkınız cemal olsun efendim!!´ diye mukabele edermiş..
    Bu sefer topluluk ´Cemaliniz nur olsun!!´ dediğinde,
    derviş ´Nurunuz ayn olsun!!´ dermiş ve böylece selamlaşma bitermiş..
    Tasavvufta aşk o derece içselleştirilmiş, o derece özümsenmiş ki..
    Selamlaşma bile aşk üzerine kurulmuş..
    Tasavvufta bütün diyalogların böyle kalbi incelikler içerisinde cereyan etmesi ne kadar hoş değil mi?..

    Hayırlı Cumalar diliyorum efendim.

    Aşk olsun!!,
    Aşkımız cemal olsun!!
    Cemalimiz nur olsun!!,
    Nurumuz ayn olsun
    Amin Insaallah..

    Bağlantı »

  2. Yazan: yasaminkiyisindan | Tarih: 2009-05-08 10:02:45
    Konu: GÜNAYDIN
    GÜNAYDIN HAYIRLI CUMALAR SEVGİLER

    Bağlantı »

  3. Yazan: 08ayhanca06 | Tarih: 2009-05-08 09:35:25
    Konu: S.a
    Merhabalar, Cuma'nızın mübarek, dualarınızın kabul olması dileklerimle, her şey gönlünüzce olsun, Selam ve Dua ile, A.e.olun...

    Bağlantı »

  4. Yazan: nuraya | Tarih: 2009-05-08 09:17:26
    Konu: hayırlı cumalar
    Yine çok güzel bir yazı yazmışsın. ellerine sağlık. nereden bulursun bu kadar güzel yazıları . valla senin sayende güzel yazılar okuyorum. mutlu ve sağlıklı günler dilerim.

    Bağlantı »

  5. Yazan: fuadyusufoglu.com | Tarih: 2009-05-07 21:30:04
    Konu: Selam
    Sevgili canım yeğenim.
    Evet... Çok çok doğrudur. Elbette her şey geçer.
    Ama zor olan geçmeyen hele bizim gibi günahkarların mezarda Mahşerde ne yapacağıdır
    Ama Yüce Rabbim İnşaallah kendi rahmetiyle bizleri bağışlar.
    İnşaallah Tek Ümidimiz Yüce Rabbimizn Rahmetidir.
    Dualarını beklerim
    Sevgilerimle

    Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »